2 Nisan 2012 Pazartesi

Tam Benim Tipim


“Bu her şeyden önce çok güzel ve bir o kadar da özel bir kitap tavsiyesidir.”

El yazılarının insanların karakterlerini yansıttığına olan inancım, fontlar için de daima geçerli olmuştur.
Şimdi bu kitap sayesinde onların gizli dünyalarına girmiş bulunmaktayım, sanırım Yekta Kopan’ a blog sayfasında Tam Benim Tipim’ den bahsettiği için ne kadar teşekkür etsem az.

Dönem dönem değişik fontlar kullandım yazışmalarımda ve gerçekten yazdıklarımı en iyi şekilde ifade edecek fontlar seçtiğime de inandım. Gerek mesleki gerekse şahsi deneyimlerimde fontlar hep ilgimi çekmiş, fakat özel olarak oturup incelememiş ve araştırmamıştım. Eskiden grafik tasarım dünyasında bulunmuş, ucundan kıyısından bu mesleğe bulaşmış birisi olarak bu kitap haberi beni çok heyecanlandırdı.

Çok sevdiğim, içinde olduğu projeleri büyük hevesle takip ettiğim, kitaplarını aksatmadan okumaya çalıştığım sevgili Yekta Kopan sayesinde bu kitabı edindim, sindire sindire ve büyük bir zevkle okuyorum.

Birazcık bile ilginiz varsa size de tavsiye ederim.

Amon Hen

Amon Hen’ e gittim bir an. Her an bir ağacın arkasından Merry ve Pippin fırlayacakmış, diğer bir köşeden de Samwise ve Frodo çıkıp gelecekmiş gibi. Hatta az daha dikkatli bakarsam, Boromir bağışlanmayı dileyip, son nefesini verirken yanına çökmüş Aragorn’ u bile görebilirim.

1 Nisan 2012 Pazar

Işık Hızında Düşünceler

O kadar çok konuşma balonu var ki aklımda, peşi sıra öyle çok konuşma yapıyorum ki içimde O'nunla, bir süre sonra unutmaya başlıyorum her birini teker teker... 

Bunun iyi mi, yoksa kötü mü olduğuna ise bir türlü karar veremiyorum.

Yanımda sürekli olarak kalem, kâğıt taşımam gerekiyor sanırım artık. Halbuki ilk aklıma düştüğü zaman bu fikirler "bak, bu tam da istediğin gibi, sakın unutma!" diyorum kendime. Ama en çok da "sakın unutma!" dediğim şeyleri unutuyorum öncelikli olarak.

Ne bileyim, bir mucidin, bir söz yazarının, bir bestecinin sürekli yaptığı gibi yanımda sürekli not alabileceğim materyaller bulundurmalıyım belki de. Notlar almalıyım. Çünkü daha bir saat önce düşündüklerim bile buhar olup uçuyor. Sanki günler ya da aylar önce gördüğüm bir rüyayı hatırlamaya çalışmak gibi bu. 

Üstelik oldukça yorucu.